Sirküler

No: 126

Mahmut Akman
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
16 Mart 2020


Bilindiği üzere, 4857 sayılı İş Kanunu’nun “sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti” başlıklı 59’uncu maddesi hükmüne göre; iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde  işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti  üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.

Genel olarak ücret alacaklarında zamanaşımı süresi 4857 sayılı Kanunun 32/son maddesi gereği 5 yıl olarak belirlenmiştir. Uygulamada, ödenmeyen yıllık izin ücretlerin zamanaşımı konusunda farklı davranılmaktadır. Bazı yerleşmiş yargı içtihatları ve öğretide, hizmet akdinin sona ermesinden itibaren 5 yıllık bir süre içinde, ödenmeyen izin ücretlerinin talep edilebilmesi söz konusudur. Örneğin; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.07.2000 tarihli E:2000/9–1079, K:2000/1103 sayılı kararında; “yıllık ücretli izin hakkının işçi tarafından istenmemesi veya işverence kullandırılmaması bunun alacağa dönüşmesine neden olamayacağı gibi, dinlenme hakkından vazgeçilerek ücretin istenmesi olanağı da yoktur. Sadece yıllık ücretli iznini kullanan işçiye izin dönemine ilişkin ücretli izne başlamadan önce peşin olarak ödenmesi veya avans verilmesi öngörülmüştür. O halde; hizmet akdinin fesih tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açıldığına göre;davacının kullanmadığı yıllık izinlerin tümünün karşılığı alacağın, son ücret esas alınarak ödenmesine karar verilmesi gerekir” şeklinde hüküm tesis ettirilmiştir.

Ancak; T.C. Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi’nin (Esas No: 2016/9306, Karar No: 2016/12844, Tarih: 31.05.2016) kararında; Dairemizin yerleşik uygulamasına göre Eski Borçlar Kanunu’ nun (818 sayılı) yürürlükte olduğu dönemde doğan kıdem ve ihbar tazminatları 10 yıllık, yıllık ücretli izin alacağı ise 5 yıllık zaman aşımına tabi olup, 6098 Sayılı TBK. nun yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden sonra doğan kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret benzeri dönemsel edim niteliğinde olmayan yıllık ücretli izin alacağı 10 yıllık zaman aşımına tabidir.

Sonuç olarak, yıllık izin ücretlerinde zamanaşımı süresindeki ikili uyuşmazlıkta 5 yıl/10 yıl dikkate alındığında işçilerin hak edip kullanmadıkları yıllık ücretli izinler iş sözleşmesinin herhangi bir nedene bağlı olsun olmasın feshedilmesinde, geçmişe dönük hangi yılın izni olursa olsun (ister 7 yıl ister 15 yıl olsun, her izin hakkının doğduğu tarihten itibaren değil) iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren izin ücretinin 5 veya 10 yıl içinde istenmesi gerekir. Geçmişe dönük izinde zamanaşımı söz konusu olmayıp, zamanaşımı süresi geçmişe dönük izinlerin ücretinin 5 veya 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde talep edilmelidir. Örneğin; 24.12.2018 tarihinde emeklilik nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen işçi hak edip kullanmadığı 2013 yılından bugüne kadar olan 150 günlük yıllık izin ücretlerine ilişkin yıllık izin ücretinin 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alındığında 24.12.2024 veya 10 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alındığında 24.12.2029 tarihine kadar talep edilmesi gerekir.