Sirküler

No: 123

Mahmut Akman
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
16 Mart 2020


Kıdem süresi belirlenirken ilke olarak askerlikte geçen sürelerin veya borçlanılarak hizmetten sayılan askerlik görevlerinin kıdem süresine ilave edilmemesi gerekmektedir. Bunun nedeni, askerlik döneminde iş akdinin askıda olmasıdır.

Ancak, mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte bulunan 14’üncü maddesinde yer alan “ T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanuna göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.” Hükmündeki şartların gerçekleşmesi halinde borçlanılan askerlik hizmetinin kıdemde dikkate alınmasına olanak veren bir istisna getirilmiştir.

Buna göre hizmet birleştirilmesi yapılarak son kamu kurumunca (mahalli idareler dâhil) kıdem tazminatı ödenmesinde askerlik süresinin kıdeme dâhil edilebilmesi için;

– İşçinin muvazzaf askerlik görevinin er olarak silahaltında veya yedek subay okulunda geçmiş olması,

– İşçinin muvazzaf askerlik süresini sosyal güvenlik mevzuatında öngörülen şartlarla borçlanarak ödemiş olması,

– İşçinin sosyal güvenlik mevzuatına göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanması,

– İşçinin kamu kesiminde çalışması gerekmektedir.

Kamu kesiminde çalışan işçilerin dikkate alınan askerlik süresinin işe başlamadan önce veya çalışma süresi içinde geçirilmiş olması önem arz etmemektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun denetiminden de geçen kararlılık kazanmış uygulamasına göre; muvazzaf askerlik hizmetinin iş sözleşmesinin kurulmasından önce ya da sonra gerçekleşmiş olmasının borçlanılan askerlik hizmetinin kıdem tazminatının hesabında dikkate alınması açısından bir etkisi olamaz. Yeter ki, son işvereninin kamu kurumu niteliğinde bulunduğu anlaşılsın. Böyle bir durumda 1475 sayılı Kanunun 14/4’üncü maddesi çerçevesinde sonuca gitmek gerekir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.01.1994 tarihli, E.No:1993/9‐663, K:No:1994/15 sayılı kararında; kamu kuruluşlarında çalışan işçilere, ilgili sosyal güvenlik kurumuna borçlandıkları muvazzaf askerlik süreleri için kıdem tazminatı ödenebilmesinin, hizmet akitlerinin 1475 sayılı Kanunun 14/4. maddesi uyarınca, bağlı bulundukları yasayla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik ve malullük aylığı ya da toptan ödeme almak amacıyla işçi tarafından feshedilmiş olması koşuluna bağlı olduğu, bunun dışında fesih hallerinde bu süreler için kıdem tazminatı ödenemeyeceği belirtilmektedir. Bu duruma göre, askerlik borçlanmasının kıdem tazminatının hesaplanmasında dikkate alınabilmesi, işyerinin kamu kuruluşu olması ve iş sözleşmesinin emeklilik, malullük veya toptan ödeme almak amacıyla feshedilmiş olma koşullarına bağlı bulunmaktadır.