Sirküler

No: 201

Mahmut Akman
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
23 Temmuz 2020


Anayasa Mahkemesi’nin 21.07.2020 tarihli ve 31192 sayılı Resmi Gazete’de yayımladığı 11.06.2020 tarihli 2019/101 ve 2020/26 sayılı kararı ile aşağıda yer alan 3201 sayılı “Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun”’un aşağıdaki altı çizili hükümlerin Anayasa’ya aykırı olmadığına oybirliğiyle karar vermiştir.

Başvurulacak kuruluşlar

Madde 3 – (Değişik:17/7/2019-7186/8 md.)

Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.

Aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi

Madde 6 – A) Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için;

  1. a) Yurda kesin dönülmüş olması,
  1. B) (Değişik: 17/4/2008-5754/79 md.) (Değişik birinci paragraf: 16/6/2010-5997/15 md.) Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.

Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararında; yaşlılık aylığına hak kazanılabilmesi bakımından gerek yurt içinde gerek ise yurt dışında çalışanların aktif çalışma hayatından ayrılmaları öngörülmüş, dolayısıyla kurallarda yer alan yurda kesin dönüş şartı, işten ayrılma yönünden yurt içinde ve dışında çalışanlar arasında bir ayrıma neden olmadığı, sosyal güvenlik bakımından eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı, kurallarla yaşlılık aylığının alınmaması şartına bağlanmış olsa da çalışma imkanı ortadan kaldırılmadığı, çalışıp çalışmama kişinin tercihine bırakıldığı, çalışma hakkına yönelik bir sınırlama olduğunun söylenemeyeceği hükme bağlanmıştır.